22 Mayıs 2009 Cuma

Allahım bana bir melek tayin et!Noolur!!!

Birşeyler yapmalıyım..
Sabah uyanıt uyanmaz bilgisayarı açıp iş başvurularımı tamamlamalıyım.3 aya kadar çalışmaya başlamış olmam lazım.Bu kadar boş vakit bana zarar..
Resim yapmaya başlasam..Niye yapmıyorum kli acaba?Halbuki çok severdim.O atölyedeki 1 ay ne keyifliydi.Keşke o ara işsiz kalmasaydım.
Eski şirketim batmış.Ben ayrılırken de batmıştı aslında.2 milyon ytl batırılır mı bea? Neyse orada alacağım kalmadı bari..
Acaba dershaneye devam mı etseydim?Bak bir yılı doldurmuştum şimdi.Belki stajımda kalkardı.Off ama ben öğretmen olmak istemiorum ki..
Niye formasyon aldım ben ya? Keşke pazarlama eğitimi alsaydım onun yerine.
Perihan ne tatlı bi kız.İyi ki tanıştık ya.ögrüşemesek bile ne güzel sohbet ediyoruz.
Hayat ne garip..Bak Sinan'la ne iyi anlaşıyoruz.
Gökhan'cım napiodur acaba?Keşke anneme anlatmasaydım.Bi daha da görüşemeyiz ki.
Hüso'yu özledim..Acaba görüştüler mi hiç Aslı'yla?Boşu boşuna ayrıldılar yahu, yazık..
Fulya'nın bebeği ne olur acaba?
Tuğçe'yi özledim.İbibik kardeş de götürdü makineyi..Keşke adalara gidebilsek birlikte.
Kilo mu alıdım ben ne gene ya?Tartılsam mı acaba?
Bloga da ne zamandır hiçbişey yazmıyorum.Bu kadar çok yazmak isterken niye yazmıoyorum ben ya??
Pazartesi görüşmeye gitsem mi?Taa Bağdat Caddesi bea..Öfff!!
Senem tosbaası naaptı acaba..
Arda vardı bizim okulda.Televizyoncu mu olmuştu o ya??
Yüksek lisansa mı başvursam bu güz dönemine.Gidip birileyle görüşsem..
YOk ben iş buliim en iyisi.Ama böyle atur otur nereye kadar.Gidip afiş yaptırcam iş arıyorum diye,oturcam şirketlerin önüne.
Sahi böyle bişey yapsam ne olur acaba??Haber olurum kesin:))
Çok geç kaldım ..Keşke okul bittiğinde bi işe başlasaydım rastgele.Ne kadar idealisttim o zamanlar ve ne kadar salak..
Kaç yıldır sevgilim olmadı benim??
Niye çıkmıştm ki ben o mutsuz adamla??
Gökhan napiodur acaba??
Saçlarımı kestirmem lazım..Rengini de oturtmak için bi kere daha boyamak gereliyo..
Bi daha sarı yapmamalıyım..
Bİraz daha kilo versem...
...........................
.....................
.............
......
...
..
.
bugün düşündüklerimin birkaç milyonda biri.Dakikada binlerce düşünce geçermiş insan beyninden..Yazmak istedim bunlardan biriyle ilgili.Ama toparlayamadım bir türlü kelimeleri.
Bende koyverdim gitti aklımdakileri.En saf en ham haliyle... :)

14 Mayıs 2009 Perşembe

Dönüş..

Uzun bir ayrılıktan sonra güzel şehrim bitanecik İstanbul'uma geri döndüm.
Köprüden geçerken farkettim ki istanbul köprünün girişindeki ilk kareyle başlıyor benim için.Her dönüşte heyecanlanıveriyorum oraya geldiğimde.Yine öyle oldu.Görüş alanımdan çıkana kadar denizi seyrettim arkamı döne döne.İçimden sohbet ettim onunla.Ne çok özlemişim..O da beni özlemiş:)
Bu arada yolculuğumun son çeyreğinde bir yol arkadaşı edindim.5 yaşında dünya tatlısı bir kız olan Meryem Melis:) Babaannesiyle Ankara gezmesinden dönüyordu.Hemen önümde oturduğu için yol boyunca sohbetlerine,şarkılarına kulak misafiri oldum.Sonra çok sıkıldı sanırım, arkasına dönüp koltuk arasından,sağından,solundan,üstünden bakmak suretiyle benimle flört etmeye başladı:) Bende bu şirinliklere zevkle karşılık verdim ve sohbet etmeye başladık.Okulundan,ailesinden,arkadaşlarından bahsetti.İstek şarkılarımı söyledi bende ona eşlik ettim zaman zaman..Bunlar olurken bir yandan da düşündüm, şimdi komşusuna günaydın derken cevap alır mıyım diye düşünen, sokakta göz göze geldiği bir yabancıya gülümsemek isterken istemdışı gözlerini kaçıran ben de bi zamanlar böyle bir çocuktum işte..Korkmadan birileriyle konuşmak, hiç tanımadığım birine gülümsemek, beklentisizce sadece insan olduğu için birini sevebilmek..doğamda vardı,içimden gelendi..De ne zaman değişti bunlar? Nerede koptu film?? Tüm bunları düşündüm Meryem Melis ile birlikte geçirdiğimiz o kısa süre içinde ..

Ama bulamadım.Sanırım büyürken yolda bi yerde düşürmüşüm.Ya da daha fenası birilerine çaldırıvermişim uzun zaman önce...

16 Nisan 2009 Perşembe

Kapkara..

Nefret ediyorum içimdeki bu kara deliklerden.
Hepsinin ucunda pişmanlıklar havuzuna çıkan tüneller..
Birinden kaçarken diğerine sığınıyorum.
Kıçımı çıkarayım derken her seferinde,
Boğazıma kadar vıcık vıcık keşkelere bulanıyorum.

14 Nisan 2009 Salı

Adını sen koy!!!!!!!!

Milyonların okuduğu bi blogum olsun istiyorum..İzleyicilerim olsun yüzbinlerce..
Herkes hayraın olsun yazdıklarıma...Mesela Serdar Turgut benden bahsetsin bir hafta boyunca yazılarında...
Ben cümlelerin sonunda noktaları bol bol kullanıyorum diye TDK bu dilbilgisi kuralını değiştirsin ve hatta bu değişikliği Hakkı Devrim bile desteklesin istiyorum...
Halil Koçak benim yaşımdaymış.Süper şarkı sözleri yazıyor.Piyasa ama olsun.Kendisini kıskanıyorum..
Türkan Saylan gibi hayran olduğum bir kadını bile "Ergenekon-Her yere kon"cu olarak zan altına soktular,kınıyorum..
Ferhat Göçer'in sesini bi seviyorum bi sevmiyorum.Ne tarafa daha yakınım karar veremiyorum..
Okul yıllarını hatırlıyorum, özlüyorum..
Bu ara çok güzel şeyler olacak, hissediyorum.
Zuhal Olcay, bence sesiyle değil kalbiyle şarkı söyleyen bir kadın.Her dinlediğimde daha bi hayran oluyorum..
Zeynep Dizdar bile Erol Köse'nin eline düşünce ne hallere girdi, şaşırıyorum..
Öğrenecek, görülecek, yaşanacak ,şaşılacak,tadılacak ne çok şey var..
Düşündükçe heyecanlanıyorum..
Ben bu hayatı, herşeyiyle çok seviyorum:))))

13 Nisan 2009 Pazartesi

Aptal bulutum için !!

Bu son seslenişim sana,
Sen bunu da asla okumayacaksın. Günlüklerime, boş kâğıtlara, oraya buraya senin için ya da sana yazdığım her şey gibi bunu da okumayacaksın.Ama bu son mektubum. Son sözlerim...

Görür görmez bir yağmur başlamıştı içimde sanki. Sen bir bulut oldun, gittiğim her yere benimle gelen koca bir bulut...
İlk sarhoş olduğumda seni anlattım, sana ağladım. İlk senin resmini sakladım. İlk seni öptüm. İlk ağır yaramı senden aldım.Hep bekledim inatla. Her şeye rağmen inanmaya devam ettim ve bekledim. Körü körüne ve büyük bir umutla, kalbime göre kocaman bir aşkla bekledim.
Yıllar geçti böyle. Büyüdüm.Zamanla umutların omuzları düştü. Ama yağmur aynı yağmur, bulut aynı bulut. Oyalandım başka yollarda, yeni tatlar keşfettim ara ara. Ama değişmedi işte. Yine sırılsıklamdım her yolun sonunda.
Utana sıkıla ve pişmanlıkla geldin kaç kere.Her gelişinde daha bir ürkekleştim, daha çok kırıldım ama açtım o kapıyı işte.Her söylediğini doğru saydım, her bakışını aşktan saydım, her sözünü bana saydım. Çünkü âşıktım. Yaklaştım yamacına, ürkekliğimin sebebi olan yaralarımı gösterdim sana, istedim ki sen sar. Elinden olsun ilacım. Eskisi gibi olmasa da senin elinden iyileşsin. Ama sen sana doğru attığım her adımda uzaklaşmayı marifet saydın. Ettiğim her sözü başka anladın. Yaraları iyileştirmek şöyle dursun üflemedin bile. Parmak basıp kaçtın.

Canım, aşkım, bir tanecik sevgilim, güzel gözlüm...
Bundan sonrası çok zor olacak senin için. Sonraki gelişinde açılmayacak bu kapı. Hatta sana duvar artık burası. Ama sen seçtin bu acıyı. Bile isteye, sonunda geleceğin yerin burası olacağını bile bile yine bensizliği seçtin.

Bugün içimde son yağmur yağdı, o bulut kayboldu.
Bugün yaz geldi bana.
Darısı senin bitmeyecek kışlarına...

7 Nisan 2009 Salı

.....

Pek cahildim dünyanın alaca rengine kanıverdim.
Hayale aldanıp ucundan yanıverdim.
Allahtan erken ayıverdim.
Eza etmem özüme bundan sonra hiçbir kahir uğruna.
Evvel ben miyim ki solayım hayırsız bir zahir uğruna!

(Neşet Ertaş'ın "Evvelim sen oldun ahirim sensin " adlı türküsünden esinlenilmiştir:))

Arz ederim..

Dönme bir daha.
Dönüşün gidişlerine zincirli, gidişin dönüşlere gebe.
Ama her dönüşünde biraz daha kaybediyorum ben.
Elimde kalan en gerçek hayali yitiriyorum peyderpey.

Yetmiyor bildiğim kelimeler anlatmaya sana.

Özlediğim, beklediğim, aşık olduğu adam!
Ne olur bir daha dönme..
Çünkü tükeniyorsun her gidişinde.
Bırak, hep böyle aşık kalayım sana..